Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

 

MAALESEF DENİZLİM TURİZM BAŞKA BİR ŞEY!

MAALESEF DENİZLİ'DEKİ TÜM MESLEK GRUBLARINDAN HERKES TURİZMİ BİLİR GİBİ KONUŞUR; 1972 YILINDAN BU YANA TURİZMDEYIM, 10.NCU 5 YILLIK PLAN TURIZM KOMISYON UYELİĞİ YAPTIM, NEZAKETEN SUSUYORUZ, ÇÜNKÜ EN UFAK BİR OLUMSUZ HABER TURİZMİ ETKİLER. ANCAK TURİZMLE ALAKASI SADECE UÇAK BİLETİ ALMAK VE OTELDE KALMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY OLMAYAN HERKES TURİZM KONUŞUR, FİKİR BEYAN EDER, DENİZLİ’YE TURLARI GETİRİRLE. HENÜZ GÖRMEDİK TUR OTOBÜSÜ HA DENİZLİMDE GETİRDİKLERİ,  DENİZLİDE KÜTÜREL VARLIKLARIMIZI GEZDİRİRLER, KALE İÇİ VE CAMİLERİMİZİ GÖSTERİRLER VS VS.GEÇİN HEMŞERİM EN SON NE ZAMAN YABANCI TURİST OTOBÜSÜ GÖRDÜNÜZ YENİ CAMİMİZDE. ESKİDEN İKİNCİ TİCARİ YOLA BASTIYALI TURİZM VE FREE TIME TUR OTOBUSLERI OZELLIKLE ISKANDINAV TURISTLER GELİRDİ; NASIL GELİRDİ, KİMLER SEBEP OLURDU SORUN BAKALIM HACI ŞERİF NECİP HELVACI BEYE. YA KARDEŞİM 40 KİŞİLİK YABANCI TURİST OTOBÜSÜ İNDİĞİNDE TUVALETİNİZ YOK BE DENİZLİDE ALLAH AŞKINA. DENİZLİDE HİÇ BİR TURİZMCİ, MİMARLIK, MUHENDİSLİK, HEKİMLİK, BELEDİYECİLİK VD MESLEK GRUBLARI HAKKINDA HIC BİR YORUM YAPMAZ, GORUŞ BİLDİRMEZ.  AMA BENİM KOCA DENİZLİMDE HERKES TURİZM HAKKINDA HERKES PAMUKKALE HAKKINDA KONUŞUR DA KONUŞUR. HİÇBİR DENİZLİLİNİN BENCE NE TURİZM NE DE PAMUKKALE HAKKINDA KONUŞMAYA HAKKI YOKTUR! KİMSE ALINMASIN.NE YAPTI DENİZLİLİ TURİZM İÇİN? KOCA BİR HİÇ! PAMUKKALE’DE DENİZLİLİ BİR İŞ ADAMININ 5 YILDIZLI OTELİ VAR MI? YOK! PAMUKKALE DANIŞMA YÖNLENDİRME TOPLANTILARINA TUM DENİZLİ KATILIMCILARI AĞIZ BİRLİĞİ EDİP ‘’YIKILSIN ANTIK ALANDAKI OTELLER, YOL KAPANSIN’’ VS DİYE GELİRDİ ANKARA’YA. YIKILMASIN REVİZE EDİLSİN DEDİĞİMİZDE SİZ DENİZLİLİSİNİZ ALİ AKTURK DUYGUSAL KONUŞUYORSUNUZ DERLERDİ, BUNA TURİZMCİ ARKADAŞIM NURETTİN KOÇAK’TA ŞAHİTTİR. DENİZLİ TURİZM GEÇMİŞİNDE HİÇ BİR YETKİLİ, NE MUZE, NE KULTUR NEDE TURİZM MÜDÜRLERİ TURİZMCİYE NE YOL GÖSTERMİŞ, NE BİR FİKİR NE DE YÖNLENDİRME YAPMAMIŞLARDIR; SON 30 SENEDİR. DOLAYISI İLE İLGİ GÖSTERMEDİĞİN SAHİPLENMEDİĞİN NE PAMUKKALE HAKKINDA NE DE HİÇ ANLAMADIĞIN VE DESTEKLEMEDİĞİN TURİZMCİDEN VE TURİZMDEN BİR ŞEY BEKLEMENİZ DOĞRU OLMAZ.PAMUKKALEYE TURİST GETİRMEK KOLAY DEĞİLDİR ARKADAŞLAR, SAHİLLERDEN ÇIKAN TURLARDA EN ÇOK ZAMAN HARCANAN TURDUR PAMUKKALE TURU, PROĞRAMI YOĞUNDUR, TURİSTİN GELDİĞİ BÖLGEDE ODASI VE HER ŞEY DAHİL KONAKLAMASI VARDIR GERİ DÖNMEK İSTER, KİMSE NE CAMİYE NE DE DENİZLİ İÇİNDE YAPILACAK MUZEYE TURİST BEKLEMESİN GELMEZ GELEMEZ, ATIP TUTMAYIN, HARİÇTEN GAZEL OKUMAYIN. ANADOLU TURU İLE GELSİN, SAHİLLERDEN GELSİN TURİSTİN PAMUKKALEDE HARCAYACAĞI ZAMAN 3-4 SAATTİR HEPSİ BU. HA ANADOLU TURLARI Kİ SAYILARI İNŞALLAH ARTSIN Kİ, OTELLERİMİZDE BİR GECE DE OLSA KONAKLAMA YAPSIN KİM İSTEMEZ. PAMUKKALEDE VEYA DENİZLİDE TURİSTE NE VEREBİLİRSİNİZ. TRAVERTENLERDE SELFIE ÇEKEİLİYOR TURİST 15 DAKİYA YETER HAVA ÇOK SICAK YA DA KIŞIN SOĞUK, TRAVERTENDE UZANIP NEDEN GÜNEŞLENMESİNİ YASAKLADINIZ SORMAZLAR MI? ESKİDEN TRAVERTENDE GÜNEŞLENEN TURİSLER 10-15 GÜN KALAN TURİSTLER VARDI ÜLKEYE 7 MİLYON TURİST GELİRKEN VE BUNLARIN % 14’Ü PAMUKKALEYE GELİRDİ, BU SAYI DA 936.000 YABANCI TURİSTTİR. KONAKLAMA SAYILARI DA UZUN OLUNCA HAKİKATEN İŞ ADAMLARI OTELLER YAPTILAR, ONLARIN ŞANSSIZLIĞI KORUMA İMAR PLANININ HEM ÖZÜNDEKİ HATALI KARARLAR HEM DE UYGULAMASINDA KAYBEDİLEN ZAMANLAR OLDU. HIERAPOLIS TARIHI BOYUNCA 60.000 İLE 120.000 ARASINDA NÜFUS BARINDIRMIŞ BİR TEKSTİL, ZEYTİNYAĞI, MERMER ŞEHRİ BU HİERAPOLİSLİLER DE TRAVERTENİ KARARTMAMIŞDA HER GÜN GELEN 5-10 BİN TURİST Mİ TRAVERTENLERİ KARARTMIŞ! BU YANLIŞ VE PAMUKKALE TURİZMİNİ BİTİREN YASAKLARA TÜM DENİZLİLERİM İNANDI SES ÇIKARMADI DAHA DESTEKCİ OLDU BAZI STK’LAR. TARİHİNDE TRAVERTENLER HİÇBİR ZAMAN İNSAN ÖĞESİNE YASAKLANMAMIŞTIR.TA Kİ 14 MAYIS 1997 TARİHİNE KADAR. AKSİNE İNSANLARIN TRAVERTENLERDE BULUNMASI İLE TRAVERTENLER DAHA GÜZEL BEYAZLAMIŞ, SUYUN BEYAZLATMA ÖZELLİĞİ İNSANLARIN YAPTIĞI DALGALANMA VE SUYUN İÇİNDEKİ BEYAZLIĞI SAĞLAYAN MÜSEKKİN MADDELERİ ÖTELEMESİ İLE DAHA UÇ NOKTALAR BEYAZLATILMIŞTIR. İNSAN ÖĞESİ İLE TRAVERTEN HAVUZCUKLARI BEYHUDE DERİNLEŞMEMİŞ, YANİ KENARLARINDAN BÜYÜMEMİŞ VE DOLAYISI İLE DAHA AZ TERMAL SU İLE DOLMUŞ VE DAHA ÇABUK SU BUHARLAŞMIŞ VE BEYAZLIK SAĞLAYAN MÜSEKKİN KALSİYUM HİDROKSİT ÇAMURU KOLAY KURUMUŞTUR.ŞU AN TRAVERTEN HAVUZÇUKLARI GEREKSİZ DERİNLİKLERE SAHİP OLMUŞTUR. KURUMALARI UZUN ZAMAN ALMAKTADIR. RÜZGÂRIN GETİRDİĞİ TOZLAR BU UZUN ZAMANDA KURUMAYAN TRAVERTENE İNMEKTE MÜSEKKİN MADDE İÇERİĞİNİ ÖZELLİĞİNİ KAYBETMEKTEDİR. BU TOZ İNMESİ İLE TRAVERTEN HAVUZCUKLARINDA KÜÇÜK OTLAR ÇIKMAKTADIR. DENİZLİ BÖLGESİNDE TURİSTLERİMİZİN UZUN KONAKLAMASI İSTENİYORSA SADECE TERMAL SAĞLIK TURİZM DEĞİL PAMUKKALE ANTİK ALANINDA İYİ NİYETLE DE BAŞLAMIŞ OLSA GEÇMİŞTE YAPILAN BÜYÜK KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI HATALARI DÜZELTİLMELİDİR. ANTİK KANALLAR TEKRAR ESKİSİ GİBİ TRAVERTENLERE TERMAL SUYU TAŞIMALIDIR. GÖRSEL OLARAK BERBAT OLAN BETON KANALLARA SON VERİLMELİDİR. KAPALI BETON KANALLAR TRAVERTENLERE BEYAZLATMAYA HAZIR SU TRANSFERİNİ ÖNLEMEKTEDİR. SUYUN AÇIK KANALLARDA SOĞUMASI, BU SAĞUMA ZAMANI İÇİNDE DE KARBONDİOKSİT KAYBETMESİ GEREKLİDİR. ANCAK BU ŞEKİLDE MUHTEŞEM BİR BEYAZLIK ELDE EDİLEBİLİR. KALSİYUMKARBONAT YOĞUNLUĞUNDAKİ 36-37 SANTİGRAT SICAKLIKTAKİ TERMAL SU AÇIK ANTİK KANALLARLA SOĞUYARAK GİDERKEN KANBON DİOKSİT KAYBETMEKTE, SU BEYAZLATACAK MÜSEKKİN MADDE KALSİYUM HİDROKSİT BIRAKMAYA HAZIR HALE GELMEKTEDİR. O KADAR BUYUK ŞEHİR İNŞA ETMİŞ HİERAPOLİSLİLER ŞEHİRİ BAŞTAN SONA MERMER KANALİZASYONLARLA DÖŞERKEN TAPTIKLARI, TERMAL SUYA NEDEN ÖZEL MERMER KANALLAR YAPMAMIŞLAR ACABA! GÜZELİM BEYAZ TRAVERTENLER ESKİDEN OLDUĞU GİBİ 14.MAYIS.1997 TARİHİNDEN ÖNCESİNDEKİ GİBİ İNSANLARA AÇILMALIDIR.TRAVERTENLERİMİZ BİZİM PLAJIMIZDI.SAHİLLERE GELEN TURİSTLERİN PLAJLARDA GÜNEŞLENMESİ YASAKLANIYOR MU HAYIR, AMA MAALESEF DENİZLİ KORUMA KİSVESİ ALTINDA TRAVERTENLERİMİZ HİÇ BİR DENEME YAPILMADAN YASAKLANDI, ÇOK AĞIR BİR KARARDI, DENİZLİ TURİZMİ İÇİN, RAKİPLERİMİZİ SEVİNDİREN BİR KARARDI.HA BİRDE O ZAMANLAR  SAKIN DEMEYİN HİERAPOLİS’TE BİLİM VE BİLİM ADAMLARI YOKTU VS GERİYDİ. HİERAPOLİSLİLERDEN ROMAYA BİRÇOK EĞİTMENLER GİTMİŞTİR ROMA’YA, İAMAN HA... MAALESEF DENİZLİM ATILAN OK GERİ GELMİYOR, AMA DENİZLİ VE PAMUKKALE TURİZMİ İÇİN ÇÖZÜM YOLLARI MÜMKÜN YETERKİ ÖNCE SORUNLARDA ANLAŞALIM, ELBET BİR YOLU VAR DENİZLİ BİRLİK OLSUN YETER….GELECEK SEFERE GÖRÜŞÜRÜZ. ALİ AKTÜRK

 

DENİZLİ UYGARLIĞIN BEŞİĞİ

Denizli uygarlığın beşiği Denizli 8 uygarlığa ev sahipliği yaptı. Bu uygarlıklar geride 50 kent bıraktı. Önemli ticaret merkezleri ve en büyük tıp fakültesi bu topraklardaydı.Üzerinde yaşadığımız topraklar MÖ 5500 yılından bu yana, yani 7 bin 500 yıldır uygarlıklara ev sahipliği yapıyor. 13 ü büyük tam 50 antik kent var bu topraklarda. Bugüne kadar; önce Anadolu'nun yerel kavimleri daha sonra Hititler, Lidyalılar Frigler, Helenistik uygarlıklar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı imparatorlukları verimli toprakları ve coğrafi konumu nedeniyle yerleşmek için tercih ettiler bu toprakları. HANGİ KENT NEREDE?

 

ГОРОД УСОПШИХ (НЕКРОПОЛЬ)

Традиции похорон и захоронения:        В Хиераполисе имеются могилы разных типов. Первые – это гробницы Тимулуса (курган, окруженный крепидой, вмещавшей несколько захоронений). Сверху, на них устанавливали фигуру фаллоса, как символ плодородия и изобилия. Это семейные могилы. Каждый фамильный склеп, куда хоронили членов одной семьи, был окружен каменными стенами. И за это, семья ежегодно выплачивала определенную сумму денег. Благодаря подведению воды, окружение могил было похоже на цветочный сад. Для подъема к некоторым гробницам, установленных на подиум, сделаны каменные лестницы, которые также использовались и для либаций (святых подношений). Зажиточного усопшего в некрополь сопровождали наемные плакальщицы, а слезы этих плакальщиц собирались в небольшие стеклянные сосуды и опускались в могилу. Это было признаком состоятельности умершего. Затем устраивалась трапеза для участников похоронного шествия.
Anasayfa HABERLER ERMENİLERİN 1915 ERZURUM KATLİAMI

ERMENİLERİN 1915 ERZURUM KATLİAMI

e-Posta Yazdır PDF
Ermenilerin 1915 Erzurum Katliamı
"... Ermeni topçuları sokaklarda 270 kişi yakalamış, bütün elbiselerini soyduktan sonra hepsini bir hamama götürmüş ve burada en haris hislerini tatmin etmişlerdir...''Rusya, Fransa ve İngiltere gibi devletler tehcir olayını, o yıllarda savaşta oldukları ve yok etmeye çalıştıkları Osmanlı'ya karşı insafsız ve çarpıtılmış bir malzeme olarak bütün güçleriyle kullandılar. ABD de Avrupa devletlerinden geri kalmadı. Bugün değişik ülkelere yayılmış bulunan Ermeniler, yüz yıla yakın bir süre, her gün giderek artan bir ölçüde ''Ermeni Sorunu'' nun tek yanlı olarak propagandasını yapmakta ve kendi çıkarlarına uygun kamuoyu oluşturmaya çalışmaktadırlar. Günümüzde bu propaganda ve suçlama, daha çok, Birinci Dünya Savaşı içinde (1915) Ermenilerin savaş bölgeleri dışına çıkarılmaları üzerinde toplanmıştır. Bu tarihsel olay şöyledir: Birinci Dünya Savaşı yıllarında Doğu Anadolu'nun bazı yerlerini işgal eden Ruslar, yöredeki Ermenileri silahlandırarak Türklerin üzerine saldırttılar, buradaki Türkleri toplu olarak öldürme ve yok etme hareketine giriştiler; köyleri ateşe verdiler, kasaba ve şehirleri yakıp yıktılar, on binlerce Türk'ü görülmemiş bir vahşetle öldürdüler. Bu acı ve korkunç olaylarla bazı Ermeni komiteciler, insanlık tarihine kara ve utanç verici sayfalar eklediler.

 Bu gibi kanlı ve insanlık dışı olayların sürmesi üzerine Osmanlı hükümeti, ordusunun da büyük baskısıyla bir kanun çıkararak Ermenileri bulundukları yerlerden başka bölgelere göç ettirmek zorunda kaldı (1915). Bu göç sırasında bazı Ermeniler salgın hastalıklara yakalanarak öldüler, kimileri soyguncuların saldırılarına uğradılar. Ermeni komiteciler tarafından Berlin'de öldürülen (1921), İttihat ve Terakki Fırkası liderlerinden, Dahiliye Nazırı ve Sadrazam Talât Paşa 'nın ''Ermeni Meselesi'' adlı hatıraları ile Osmanlı Devleti Arşivi'nden yararlanılarak Osmanlı Devleti Raporu olarak hazırlanan (1916) Osmanlıca ve Fransızca ''Aspiration Et Agissements Revolutionnaires Des Comites Armenies avant et apres la Proclamation de la Constition Ottomane'' adıyla yayımlanan bu çok önemli tarihsel belge, dönemin tanınmış gazetecilerinden Hüseyin Cahit Yalçın 'ın Önsözü ile ''Ermeni Vahşeti ve Ermeni Komitelerinin Â'mâl ve Harekât-ı İhtilâliyesi (İlân-ı Meşrutiyetten Evvel ve Sonra)'' olarak günümüz Türkçesiyle çıktı (Örgün Yayınevi, 2005, İstanbul). Kanlı ve insanlık dışı Ermeni olaylarının başlangıcını Talât Paşa, bu kitapta şöyle anlatmaktadır: ''İsyan hareketleri evvelâ Zeytun'da başlamıştır. Seferberliğin ilânını müteakip Ermeniler âlenan isyana başlamış, vergilerini ödemekten imtina etmiş ve asker toplanması hususunda verilen emirlere muhalefet etmişlerdir. Askerlik vazifelerini ifa etmek üzere askerlik şubelerine gelen Müslümanlara sokakta taarruz edilmiş, bunlar soyulmuş ve öldürülmüştür. Zeytun halkı zabit ve kumandanları emri altında bir milis teşkil etmişti; bu suretle 'Zeytun ihtilâlci alayları' ismi altında şehirleri müdafaa etmek istiyorlardı. Tabii buna imkân bulamadıklarından mavzer ve martin silâhlarıyla dağa çıkmışlar ve Müslüman köylerine taarruz ve askeri nakliyatı izac etmeye başlamışlardır.'' Vahşet üstüne vahşet Talât Paşa, Ermeni komitecilerinin Bitlis, Erzurum, Mamuratülâziz (Elazığ), Diyarbakır, Sıvas, Trabzon, Erzincan, Ankara, Van, Adana, İzmit-Adapazarı, Bursa, İzmir vb. Osmanlı şehirlerindeki kanlı ayaklanmalarına da değinerek şunları söylemektedir: ''...Yalnız Van şehrinde isyan eden Ermenilerin sayısı beş bini geçiyordu, hepsi de en yeni silâhlarla donatılmıştı. Bunlar mevzilerini son hadde kadar müdafaa ediyorlardı. Şehirdeki hükümet konağı, askeri müesseseler ve diğer binaları tahrip edilmiş ve Müslüman mahalleleri ateşe verilmiştir. Yedi yüz kadar âsi Van müstahkem mevkiini el bombalarıyla uçurmuştur. Bu isyan hareketleri nisana kadar devam etmiştir. Büyük Erzurum Ermeni katliâmı 7 Şubat 1915'te başlamıştır. Ermeni topçuları sokaklarda 270 kişi yakalamış, bütün elbiselerini soyduktan sonra hepsini bir hamama götürmüş ve burada en haris hislerini tatmin etmişlerdir.'' Ermeni komitecilerinin bir başka kanlı ve korkunç vahşetleri de, Sadrazam Talât Paşa tarafından hazırlatılan, 1332 (1916) yılında Matbaa-i Orhaniye'de (İstanbul) basılan ''Ermeni Komitelerinin Â'mâl ve Harekât-ı İhtilâliyesi (İlân-ı Meşrutiyetten Evvel ve Sonra)'' adlı Osmanlı Devleti Raporu'nda şöyle anlatılmaktadır: ''Ermeni İhtilâl Komitelerinin kâffesi müttehiden Sasun vakayini takdir eder ve burada çarpışan kahramanları takdîs ederler. Aynı zamanda bu vakayi'e ithâfen müteaddid eserler neşrolunmuştur ki, bunların kâffesi pek bâlâ-pervâzane ve mübâlâgakârânedir. Bu eserlerin tetkik ve tahlilinden Ermeni komitelerinin her zaman İtilâf devletlerinin desâis-i siyasîyesine âlet oldukları ve vakayiin esbâb-ı hudûsu tahkik edilirse bunun da sırf memlekete ecnebî müdahalesinin celp ve davet olduğu bir kere daha teeyyüd eder. 1895'te Sasun ihtilâli başladı. Mezkûr ihtilâli en ziyade, bilâhire Kozan mebusu olan Murad ile Damatyad ismindeki serkendeler idare etti... İkinci Sasun ihtilâli 1905'te başlamıştır. Bu defaki ihtilâlin idaresini Taşnaklar deruhte ederek meşhur Ahpur Serop ile namı diğer Sepor Paşa ihtilâli idare etmek üzere reis tayin edildiler.'' Osmanlı Devleti Raporu'nda Boğazlıyan (Yozgat) Ermeni isyanı da şöyle anlatılmaktadır: ''Yozgat sancağının Boğazlıyan kazasına tabi Çakmak karyesiyle Yazber dağında cevelân etmiş yetmiş kişilik müsellâ (silahlı) Ermeni eşkıyası ve Ankara'nın Bala, Haymana, Ankara hudutlarındaki Yeknam ormanlarında kuvvetli Ermeni çeteleri ve yine Boğazlıyan'ın Çuhanlı karyesi civarında Kuzas mevkiinde, Kayseri'nin Everek karyesi Ermenileri tarafından kumanda edilen müteaddid kollara ayrılmış üç yüz karip müsellâh Ermeni eşkıyası görüldü. Yine Yozgat'a tabi Kumkuyu karyesinde tahassum eden üç yüz kadar Ermeni eşkıyası 2 Eylül 1915 günü civardaki kurayı İslâmiyeyi ateşe verdiler. Suret-i mahsusada inşa edilmiş siperlerden ve mazgal deliklerinden jandarma ve asker üzerine istimal-i silâha başladılar ve Çatıkebir karyesi ormanında tahassun edilen ve miktarı sekiz yüze yakın bulunan Ermeniler orman içerisindeki Akdağ geçidinde vaktiyle ihzar ettikleri siperlerden asker ve jandarma ve ahaliye taarruzatta bulundular. Günlerce müsademeden sonra Kızılcaova cihetine doğru firar ettiler.'' Ermenilerin savaş bölgeleri dışına çıkarılmaları, Birinci Dünya Savaşı'nın ağır koşulları içinde Osmanlı devlet adamlarının almak zorunda kaldıkları bir önlemdir. Avrupa devletlerinin ''hasta adam'' olarak gördükleri Osmanlı İmparatorluğu'nu ve onun temel öğesi olan Türkleri yok etmek için Ermenilerin sapladıkları hançeri çıkarmak işlemidir. Bu olay bütün yönleriyle tarihin malı olmuştur. Koşullandırma Rusya, Fransa ve İngiltere gibi devletler de bu olayı, o yıllarda savaş içinde oldukları ve yok etmeye çalıştıkları Osmanlı devletine karşı insafsız ve çarpıtılmış bir malzeme olarak bütün güçleriyle kullanmaya giriştiler. Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri de Avrupa devletlerinden geri kalmadı. Böylece hem düşmanlarını yıpratmaya hem de kışkırttıkları ve felaketlerine neden oldukları Ermenilere karşı dostluklarını kanıtlamaya çalıştılar. Avrupa devletlerinin o zamanki yöneticileri yurttaşlarını koşullandırmakta bu Ermeni propagandasından geniş ölçüde yararlandılar. Ermenilerin bu gerçek dışı abartmalarını, sanki gerçek buymuşçasına, devletlerinin resmi görüşü olarak sunmaya giriştiler. Bu durum, o devletler adına hiç kuşkusuz geçmişin bir talihsizliğidir. Ancak o zamanki düşmanlarımız, şimdi dost ve müttefikimiz olan devletlerin artık gerçekçi olmalarını, geçmişteki hatalarını düzeltmelerini beklemek ve sağlamak da hakkımızdır. 1915 yılında sözde kıyımda ölenlerin sayısında bile anlaşamayan bu devletler, birkaç milyon ölüden söz açan Ermenilerin görüşlerini bugün de geçmişteki propaganda temeli üzerine dayamaya çalışıyorlar. Dünya, tek yanlı bu Ermeni suçlamalarını yıllardan beri dinlemektedir. İşte bu kitap, bu gerçekleri ve belgeleri ortaya koyan, savaş yıllarının sıkıntısı ve olanaksızlıkları içinde Osmanlı Devleti tarafından dosta ve düşmana karşı yükseltilen tarihin sesi durumundadır. Okunduğu zaman görülecektir ki, kitap, bir savunma değil, Ermenilerin arkalarında yer alan devletlerin de gerçek yüzlerini ortaya koyan bir suçlama, bir vahşet raporudur ve önemi de buradan gelmektedir. 

Son Güncelleme ( Cuma, 06 Şubat 2009 13:04 )  
Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism

Pamukkale Thermal Tourism


ZİYARETÇİ SAYISI

Bugün32
Dün59
Bu Hafta32
Bu Ay1274
Toplam389303

PAMUKKALE THERMAL TOURISM